Topikal hemostatik ankaferd ajanının maksiller sinüs mukozasına etkisi
Burhan Yıldırım1, Mehmet Birol Uğur2, Serkan Çorakçı3, Cenk Evren4, Sibel Bektaş5, Fikret Çınar6
1Zonguldak Karadeniz Ereğli Devlet Hastanesi Kbb Kliniği, Zonguldak Türkiye
2Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı, Ankara,
3Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi KBB Kliniği, Zonguldak Türkiye
4Medilife Beylikdüzü Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Kliniği, İstanbul, Türkiye
5Gaziosmanpasa Taksim Eğitim Araştırma Hastanesi,patoloji Kliniği, İstanbul, Türkiye
6İstanbul Bilim Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı, İstanbul, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Ankaferd, maksiller sinüs mukozası, topikal hemostatik ajan.
Özet
AMAÇ: Bu çalışmada maksiller sinüs içine uygulanan ankaferd kan durdurucunun (AKD) histopatolojik etkilerinin tespit edilmesi amaçlandı.
YÖNTEMLER: Çalışmamızda 33 sağlıklı albino Yeni Zelanda tavşanı kullanıldı. Cerrahi olarak maksiller sinüsleri açıldı. Yirmi üç tanesinin sağ maksiller sinüsüne topikal olarak küretle mukozal hasar yapıldıktan sonra AKD uygulandı (TravANK). Aynı tavşanların sol sinüslerine de travmatize edildikten sonra serum fizyolojik uygulandı (TravSF). On tavşanın sağ maksiller sinüsüne travmatize etmeden AKD (İntaktANK), sol sinüslerine de travmatize etmeden serum fizyolojik uygulandı (İntaktSF). Üçüncü haftanın sonunda tavşanlar ötenazi edildi ve histopatolojik olarak sinüs mukozaları araştırıldı.
BULGULAR: Işık mikroskobu ile yapılan ile histopatolojik incelemede, TravANK grubunda TravSF grubuna göre artmış enflamasyon şiddeti, yabancı cisim reaksiyonu, seröz bez kaybı ve silier kayıp gösterildi (sırasıyla, p=0.003, p<0.001, p<0.01, p<0.001). Lamina propriada fibrozis ve osteoneogenez açısından TravANK ve TravSF arasında anlamlı fark izlenmedi. Parametrelerin hiçbiri İntaktANK ve İntaktSF grupları arasında anlamlı bir farklılık göstermedi.
SONUÇ: Ankaferd kan durdurucunun kontrol grubuna göre lamina propriada fibrozisini artırmaması ameliyat sonrası sineşi yapma olasılığını düşürürken, daha şiddetli enflamasyon, daha çok yabancı cisim reaksiyonu, daha ciddi seröz bez kaybı ve silier kayıp nazal fizyolojiyi olumsuz etkileyebilir.